Serbest Meslek Kazancında Tevkif Yoluyla Kesilen Vergilerin Mahsup ve İadesi
Serbest Meslek Kazancında Tevkif Yoluyla Kesilen Vergilerin Mahsup ve İadesi
I. GiriÅŸ
Bilindiği üzere Gelir Vergisi Kanunu'nun 94. maddesinde serbest meslek kazanç
sahiplerine bu işleri dolayısıyla nakden veya hesaben ödemede bulunanların,
ödemeyi yaptıkları sırada bu kişilerin gelir vergilerine mahsuben tevkifat
yapmak zorunda oldukları hüküm altına alınmıştır. Serbest meslek kazancı elde
edenler ise yıl içinde beyannamelerine dahil ettikleri kazançları üzerinden bu
şekilde tevkif suretiyle ödemiş oldukları gelir vergisi tevkifat tutarlarını hem
üçer aylık dönemler halinde beyan ettikleri geçici vergilerden hem de yıllık
beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup etmektedirler.
Hesaplanan gelir vergisinden mahsup etme imkânı olmayan tevkif yoluyla ödenen
gelir vergisi tevkifat tutarı serbest meslek erbabının diğer vergi borçlarına
mahsuben iade edilmekte, mükellefin başka bir borcunun olmaması durumunda ise
nakden iade edilmektedir.
Bu yazımızın konusunu ise serbest meslek kazancında yıl içinde tevkif yoluyla
kesilen vergileri mahsup ve/veya iadesinin ne şekilde yapılacağı, bunların usul
ve esasları oluşturmaktadır.
II. Tevkif Yoluyla Kesilen Vergilerin Geçici Vergiye Mahsubu
Serbest meslek kazançlarında geçici vergi dönemleri itibariyle elde edilen ve
beyannameye dahil edilen kazançlar üzerinden ödemeyi gerçekleştirenler
tarafından yapılan tevkifatların, ilgili dönemde hesaplanan geçici vergiden
mahsubu mümkün bulunmaktadır. Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 252 Seri
No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde uygulamaya yönelik usul ve esaslar
ayrıntılı olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Buna göre ilgili dönemler halinde hesaplanan geçici vergiden varsa o hesap
dönemi ile ilgili olarak daha önce ödenmiş geçici vergi ve geçici vergiye tabi
kazançlarla ilgili olarak tevkif edilmiş vergiler mahsup edilmekte, mahsuptan
sonra kalan tutar o dönem için ödenmesi gereken geçici vergi tutan olmaktadır.
Bu şekilde geçici vergi dönemleri itibariyle tevkif edilmiş vergilerin geçici
vergiden mahsup edildiği durumlarda yıllık beyannameden mahsup işlemi şu şekilde
olacaktır.
Yıllık beyannamenin vergi bildirimi tablosunda yer alan mahsup edilecek geçici
vergiye ilişkin satırda, beyannamenin ilgili olduğu geçici vergi dönemlerinde
ödenen geçici vergi tutarlarının toplamı gösterilir Yıllık beyannamenin vergi
bildirimi tablosunun kesinti yoluyla ödenen vergiler satırında ise, o yıl içinde
tevkif yoluyla kesilen vergilerin tamamı (geçici vergiden mahsubu yapılan
tevkifat tutarları dahil) gösterilir. Yıllık beyanname üzerinden hesaplanan
vergiden, yukarıda sözü edilen geçici vergi tutarı ile yıl içinde tevkif yoluyla
kesilen vergilerin tamamı mahsup edilir, kalan tutar ise genel hükümler
çerçevesinde red ve iade edilir.
Örneğin, serbest meslek erbabı Bay (A) 2008 yılında tevkif yoluyla kesilen
vergiler toplamı olan 7.000 TL'nin 5.000 TL'sini ilgili dönemlerde beyan etmiş
olduğu geçici vergi beyannamelerinde tahakkuk eden geçici veriye mahsup
etmiÅŸtir.
Mükellef 2008 yılı içinde toplam 3.000 TL geçici vergi ödemiştir. Mükellefin
2008 yılına ait olarak vermiş olduğu gelir vergisi beyannamesinde serbest meslek
kazancından dolayı beyan ettiği gelirin ise 30.000 TL olması durumunda aşağıdaki
şekilde işlem yapılacaktır.
A Vergiye tabi matrah 30.000 TL
B Hesaplanan gelir vergisi tutarı 6.324 TL
C Mahsup edilecek tevkif suretiyle kesilen vergi tutarı 7.000 TL
D Mahsup edilecek yıl içinde ödenen geçici vergi tutarı 3.000 TL
E İndirimler tutarı (C+D) 10.000 TL
F Ödenecek gelir vergisi tutarı (B-E)
G Nakden veya mahsuben iade edilecek tutar (E-B) 3.676 TL
Görüldüğü üzere mükellef 2008 yılı içinde tevkif yoluyla kesilen vergilerin
tamamı ile yani geçici vergiden mahsubu yapılan tevkifat tutarları dahil, ödenen
geçici vergileri tahakkuk eden gelir vergisinden mahsup edecek, mahsup edemediği
tutarı ise nakden veya mahsuben iade isteyebilecektir.
Burada şu hususa özellikle dikkat çekmek isteriz. Serbest meslek kazancına
ilişkin olarak yıl içinde kesinti yoluyla ödenen vergilerin, üçer aylık dönemler
halinde hesaplanan geçici vergiye mahsubundan sonra kalan tutarın yıl içinde
diğer vergi borçlarına mahsubu mümkün bulunmamaktadır. Ancak yıllık beyanname
üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsubu sonrası kalan tutar var ise bu
tutarın diğer vergi borçlarına mahsubu mümkündür.
III. Tevkif Yoluyla Kesilen Vergilerin Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi
Üzerinden Hesaplanan Vergiye Mahsubu
Gelir Vergisi Kanununun "Vergi tevkifatının mahsubu" başlıklı 121'inci maddesi
de, yıllık beyannamede gösterilen gelire dahil kazanç ve iratlardan bu Kanuna
göre kesilmiş bulunan vergilerin, beyanname üzerinden hesaplanan Gelir Vergisine
mahsup edileceği, mahsubu yapılan miktarın Gelir Vergisinden fazla olduğu
takdirde aradaki farkın vergi dairesince mükellefe bildirileceği ve mükellefin
tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde müracaatı üzerine kendisine ret ve
iade edileceği hüküm altına alınmıştır.
Buna göre mükellefler GVK'nın d 21'inci maddesi gereğince öncelikle yıllık
beyanname ile beyan ettikleri gelir üzerinden hesaplanan vergiden yıl içinde
tevkif yoluyla kesilen vergileri mahsup edeceklerdir. Mahsup iÅŸleminin
yapılabilmesi için, tevkif yoluyla kesilen verginin beyannameye dahil edilen
gelir veya kazanca ilişkin olması gerekmektedir. Mahsuben iade işleminde
inceleme yapılması veya teminat istenmesi için belli bir sınır bulunmamakta olup
YMM tasdik raporu da istenmemektedir. İstenen belgelerin vergi dairesine
süresinde verilmesi yeterli bulunmaktadır. Tevkif yoluyla kesilen vergilerin
yıllık beyannamede mahsup edilebilmesi için vergi sorumluları tarafından yıl
içinde yapılan kesintilerin vergi dairesine ödenmesi şartı da bulunmamaktadır.
Mükelleflerin ayrıca, tevkif yoluyla kesilen vergilerin, yıllık gelir
vergisinden mahsubunda kendilerinden yapılan vergi tevkifatı ile ilgili olarak
kesintiyi yapan vergi sorumlularının;
• Adi soyadı veya ünvanını,
• Bağlı olduğu vergi dairesini ve vergi kimlik numaralarını,
• Kesintiye esas alınan brüt ve kesilen vergileri,
• Kesinti yapılan dönemleri gösteren, bir tabloyu yıllık beyannamelerine
eklemeleri gerekmektedir.
252 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde mahsuben iade işleminin, aranan tüm
belgelerin tamamlanması koşuluyla, yıllık gelir vergisi beyannamesinin verildiği
tarih itibarıyla yapılacağı, ikmalen veya resen yapılan tarhiyatlarda ise mahsup
işleminin mahsup talebine ilişkin dilekçe ve eklerinin eksiksiz olarak vergi
dairesi kayıtlarına girdiği tarih esas alınarak yapılacağı belirtilmiştir.
Şimdi konuyu bir örnekle açıklayalım. Doktor Bay (A)'nın 2008 yılında serbest
meslek kazancı nedeniyle yıllık beyannamede vergiye tabi matrahı 50.000 TL,
serbest meslek kazancı üzerinden yıl içinde tevkif suretiyle kesilen vergiler
toplamı da 12.000 TL olması durumunda, tevkif yoluyla yıl içinde kesilen
vergilerin mahsubu ve ödenecek gelir vergisinin hesaplanması şu şekilde
olacaktır. (Örnekte mükellefin geçici vergi ödemesi dikkate alınmamıştır.)
A Vergiye tabi matrah 50.000 TL
B Hesaplanan gelir vergisi tutarı 12.778 TL
C Mahsup edilecek tevkif suretiyle kesilen gelir vergisi tutarı 12.000 TL
D Ödenecek gelir vergisi tutarı (B-C) 778 TL
Örnekte de görüldüğü üzere, mükellef yıl içinde mesleki faaliyeti ile ilgili
olarak tevkif yoluyla kesilen vergilerin tamamını yıllık beyannamesinde
hesaplanan gelir vergisinden mahsup etmek suretiyle indirmiÅŸtir. EÄŸer
örneğimizdeki mükellefin beyannamesine dahil etmediği bir gelir unsurundan
dolayı tevkif yoluyla kesilen bir vergisi olsaydı, bu vergiyi serbest meslek
kazancı üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edemeyecekti.
IV. Tevkif Yoluyla Kesilen Vergilerin Yıllık Gelir Vergisinden Mahsup
Edilemeyen Kısmının Mahsuben İadesi
4.1.Diğer Vergi Borçlarına Mahsuben İade Talep Edilmesi Durumunda
Yapılacak İşlemler
252 Seri No.lu Genel Tebliğde yapılan düzenleme ile tevkif yoluyla kesilen
vergilerin yıllık beyannamedeki mahsuplar sonunda kalan kısmının diğer vergi
borçlarına mahsup talebi tutarına bakılmaksızın
• İnceleme raporu ve
• Teminat aranılmaksızın yerine getirilecek
Ancak, mahsup talebinin dilekçe ile yapılması ve yıl içinde yapılan tevkifatlara
ilişkin tablonun dilekçe ekinde yer alması gerekmektedir. Söz konusu tablonun
daha önce yıllık beyanname ekinde yer almış olması halinde, mahsup dilekçesi
yeterli olacaktır. Mahsup dilekçesi ve ilgili tablonun ibraz edişmiş olması
kaydıyla, mükelleflerin vergi borçlarına ilişkin mahsup talepleri yıllık
beyannamenin verildiği tarih esas alınarak yerine getirilecektir.
Temel uygulama bu olmakla birlikte bazı durumlarda mükellefler çeşitli
nedenlerle yıllık gelir vergisi beyannamelerini kanuni süresinde
vermeyebiliyorlar. Bu tür durumlarda tahakkuk eden vergiler ile ilgili olarak
daha önce tevkif yoluyla kesilen vergiler öncelikle tarhiyat aşamasında vergi
dairesince dikkate alınarak yerine getirilecektir. Bu mahsuplar sonunda kalan
kısım talep edilmesi halinde diğer vergi borçlarına mahsup edilecek ve bu
durumda mahsup talepleri dilekçe ve eklerinin eksiksiz olarak vergi dairesi
kayıtlarına girdiği tarihten itibaren hüküm ifade edecektir. Bu tarihten
itibaren mükelleflerin mahsubunu talep ettikleri vergi borçları için gecikme
zammı uygulanmayacaktır.
Örneğin Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Bay (A)'nın 2008 yılında serbest meslek
kazancı nedeniyle yıllık beyannamede vergiye tabi matrahı 20.000 TL, serbest
meslek kazancı üzerinden yıl tevkif suretiyle kesilen vergiler toplamının ise
8.000 TL olması durumunda ödenecek gelir vergisinin hesaplanması şu şekilde
olacaktır. Mükellefin 2009/Ocak döneminden 5.000 TL tutarında katma değer
vergisi vergi borcu bulunmaktadır. (geçici vergi ihmal edilmiştir.)
A Vergiye tabi matrah 20.000 TL
B Hesaplanan gelir vergisi tutarı 3.624 TL
C Mahsup edilecek tevkif suretiyle kesilen vergi tutarı 8.000 TL
D Ödenecek gelir vergisi tutarı (B-C) -
E Nakden veya mahsuben iade edilecek tutar 4.376 TL
Yukarıdaki tablodan da anlaşılacağı üzere mükellef yukarıdaki şekilde
düzenlediği bir tabloyu beyannamesine eklemek suretiyle yıl içinde tevkif
yoluyla kesilen vergileri yıllık beyannamesinde hesaplanan gelir vergisinden
mahsup etmiştir. Mahsup edilemeyen 4.376 TL tutarındaki vergiyi ise bir dilekçe
ile 2.000 TL tutarındaki katma değer vergisi borcuna mahsup talep etmesi
durumunda inceleme raporu ve teminat aranmaksızın, yıllık beyannamenin verildiği
tarih itibariyle mahsup talebi yerine getirilecektir.
4.2.Mükellefin Ortaklık Borçlarına Mahsup
252 Seri No.lu Genel Tebliğinde yapılan düzenlemeye göre, mükellefler dilerlerse
ortağı bulundukları adi ortaklık veya kollektif şirketlerin müteselsilen sorumlu
oldukları vergi borçlarına da mahsuben iade talebinde bulunabileceklerdir. Bu
taleplerin yerine getirilebilmesi için, iade alacaklısı mükellefin muaccel hale
gelmiş vergi borcunun bulunmaması ve mahsup dilekçesinde adi ortaklık veya
kollektif şirketin hangi dönem borçları için mahsup talep edildiğinin
belirtilmesi gerekir. Mahsup tarihi olarak, mahsup talebine ilişkin dilekçe ve
eklerinin vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarih esas alınacaktır.
Mükellefin yıllık beyannamesine dahil ettiği kazançlar üzerinden yıl kesilen
vergilerin yıllık beyannamede bildirilen gelir vergisinden mahsubu sonucu
indirilemeyen kısmı mükellefin ortaklık borçlarına mahsubu mümkün iken, ortağı
oldukları Limited ve Anonim şirketin vergi borçlarına mahsubu mümkün değildir.
Ancak, nakden iade edilebilir bir aşamaya gelen bir tutarın mükellefin ortağı
olduğu limited ve/veya anonim şirketin vergi borçlarına mahsuben iade talebi
mümkün olacaktır.
4.3. Mükellefin İleride doğacak Vergi Borçlarına Mahsup Talebinde
Bulunulması
Mükellefler genellikle tevkif yoluyla kesilen vergilerden kaynaklanan iade
alacaklarını vergi dairelerinden nakden iade almayarak ileride doğacak gelir
stopaj, katma değer vergisi veya diğer vergi borçlarına mahsup talep
etmektedirler. 252 Seri No.lu Genel Tebliğinde, mükellefin muaccel hale gelmiş
vergi borcunun bulunmaması halinde, iade alacağının sonraki dönemlerde muaccel
hale gelecek vergi borçlarına mahsubunun mümkün olduğu belirtilmiştir. Bu
durumda mahsup talebi sonraki dönemlerde doğacak verginin tahakkuku ile hüküm
ifade edecektir.
V. Tevkif Yoluyla Kesilen Vergilerin Yıllık Gelir Vergisinden Mahsup
Edilemeyen Kısmının Nakden İadesi
Serbest meslek erbaplarının tevkif yoluyla kesilen vergilerden doğan nakden iade
taleplerini dilekçe ile yapmaları esas olup, mükelleflerin nakden iade talep
etmeleri durumunda iade şartları iade tutarına göre farklılık arz etmektedir.
Aşağıda belli parasal sınırlamalara göre yerine getirilmesi gereken şartlar
açıklanmıştır.
5.1. Nakden İade Talebinin 10.000 TL'yi Geçmemesi Durumunda Aranacak
Åžartlar
252 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin "1.3.2 Nakden İade" başlıklı
bölümünde, tevkif yoluyla kesilen vergilere ilişkin nakden iade edilecek tutarın
10.000 TL'yi geçmemesi halinde nakden iade için;
— Yıl içinde yapılan tevkifatlara ilişkin tablo ile birlikte,
— Serbest meslek kazancına ilişkin olarak vergilerin sorumlu adına tahakkuk
ettiğini gösteren ilgili saymanlık yazısını ilgili kurumca onaylanan bir
örneğinin,
Dilekçeye eklenmesinin şart olduğu belirtilmiştir. Bu şartlar gerçekleşirse
nakden iade talepleri inceleme raporu ve teminat aranmaksızın yerine
getirilecektir.
5.2. Nakden İade Talebinin 10.000 TL'yi Geçmesi Durumunda Aranacak
Åžartlar
Nakden yapılacak iade taleplerinin 10 bin TL'yi aşması halinde, 10 bin TL'yi
aşan kısım yapılacak inceleme sonucunda düzenlenecek vergi inceleme raporuna
göre iade edilecektir.
Bu durumda;
—10.000 TL'yi kadar olan kısım, dilekçe ekinde yukarıda belirtilen belgelerin
yer alması koşuluyla teminat aranmaksızın ve inceleme raporu beklenmeksizin,
—10.000 TL'yi aşan kısım yapılacak inceleme sonucunda düzenlenecek vergi
inceleme raporuna göre, iade edilecektir.
Ancak, iade talebi teminat gösterilmesi halinde inceleme sonucu beklenmeksizin
yerine getirilir. Teminat olarak 6183 sayılı Kanunun 10'uncu maddesinin 1, 2 ve
3 numaralı bentlerinde sayılanlardan bir veya bir kaçı gösterilebilir. Banka
teminat mektuplarının (süresiz-şartsız) paraya çevrilmeleri konusunda hiçbir
sınırlayıcı §art taşımaması ve bankalar veya özel finans kurumları tarafından
düzenlenmiş olması gerekmektedir.
Diğer taraftan, nakden iade talebinin 100.000 TL'ye kadar olan kısmı mükellefle
süresinde tam tasdik sözleşmesi düzenlemiş yeminli mali müşavirce düzenlenecek
tam tasdik raporu uyarınca da iade edilebilecektir. İade talebinin 100.000 TL'yi
aşan kısmının iadesi ise denetim elemanlarınca düzenlenen vergi inceleme raporu
sonucuna göre yerine getirileceği tabiidir.
Ayrıca genel ve özel bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyelere,
köylere ve sermayelerinin en az %51 veya daha fazlası bu kurumlara ait
işletmelere yapılacak iadeler, gerekli belgelerin ibrazı üzerine miktara
bakılmaksızın inceleme raporu ve teminat aranılmadan yerine getirilir.
5.3. Nakden İade Edilecek Tutarın Üçüncü Kişilerin Vergi Borcuna Mahsubu
Yine 252 seri nolu GVGT'nde, nakden iade edilebilir aşamaya gelen alacağın
üçüncü şahısların vergi borçlarına mahsubunun talep edilebileceği açıklanmıştır.
Mahsup işlemine ilişkin verilecek dilekçede, lehine mahsup talebinde bulunulan
kişinin adı-soyadı veya ünvanı vergi kimlik numarası, bağlı olduğu vergi dairesi
ile borcun türü, miktarı ve dönemi bildirilecek ve bu şekilde yapılan mahsup
talepleri düzeltme fişinin onaylandığı tarih itibariyle yerine getirilecektir.
Bu durumda, mükelleflerin nakden iade edilebilir aşamaya gelen alacaklarının
üçüncü şahısların vergi borçlarına mahsubunun talep edilebileceği
açıklamasından, yukarıda belirttiğimiz mükelleflerin ortağı oldukları limited ve
anonim şirketlerin vergi borçlarına da mahsup talep etmelerinin mümkün olduğu
anlaşılmaktadır.
Mükellefler tarafından mahsuben ile birlikte nakden iade de talep edilmesi
durumunda söz konusu talepler ayrı ayrı değerlendirilecektir. Ancak, nakden iade
talepleri ile ilgili olarak istenen belgeler (Serbest meslek kazancına ilişkin
olarak vergilerin sorumlu adına tahakkuk ettiğini gösteren ilgili saymanlık
yazısı gibi) talep edilen tutarın (mahsuben ile talebi dahil) tamamı için
aranılacaktır.
VI. İade İle İlgili Özellik Arz Eden Durumlar
6.1. İade Talebinin Gerçeğe Aykırı Belgelere Dayanması
Tevkif yoluyla kesilen vergilere iliÅŸkin mahsuben/nakden iade talepleri ile
ilgili olarak 252 Seri No.lu Tebliğde belirtilen ve ibrazı istenen belgelerin
gerçeği yansıtmaması halinde, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ilgili hükümleri
çerçevesinde işlem yapılacaktır. Ayrıca, bu durumun mükellefin bağlı bulunduğu
meslek odasına da bildirilecektir.
6.2.Tevkif Yoluyla Kesilen Verginin Vergi Sorumlusunca Tahakkuk
Ettirilmemesi veya Ödenmemesi
Nakden iade talebinin yerine getirilmesi için tevkif yoluyla kesilen vergilerin
ilgili vergi dairesine ödenmiş veya tahakkuk ettirilmiş olduğuna ilişkin
belgenin istenildiği durumlarda, vergi sorumlusunun ödeme yapmaması veya hiç
beyanda bulunmaması nedeniyle söz konusu belge ibraz edilemiyorsa, bu durum
bağlı olunan vergi dairesine mükellef tarafından bildirilir.
İlgili vergi dairesi tarafından vergi sorumlusunun bağlı olduğu vergi dairesine
bu durum bildirilerek verginin tahakkuku veya tahsili için gerekli işlemlere
ivedilikle başlanır. Verginin tahakkuku ve/veya tahsilinden sonra ise nakden
iade işlemleri genel esaslar çerçevesinde yapılacaktır.
6.3. Adına Vergi Kesintisi Yapılanla Gelir Sahibinin Farklı Gerçek/
Tüzel Kişi Olması
Gelirin sahibi olmadığı halde adına vergi kesintisi yapılmış olan mükellef,
ilgili dönemde kendisi adına yapılan yapılan vergi tevkifatlarının ne kadarlık
kısmının kendi gelirleri ne kadarlık kısmının diğer gerçek ve tüzel kişilere ait
gelirler ile ilgili olduğunu bildiren bir dilekçeyi ekinde diğer gerçek veya
tüzel kişilere ait olan gelirler ve bunlar üzerinden yapılmış kesinti
tutarlarını gösteren bir tabloyu ve kesilen vergilerin vergi sorumlusu
tarafından ilgili vergi dairesine yatırılmış olduğuna ilişkin belgelerin onaylı
bir örneğini bağlı bulundukları vergi dairesine vereceklerdir.
Vergi dairesi, tablonun bir örneğini dilekçe ve eklerinin tamamlanmış olması
koşuluyla vergi dairesine ibraz edildiği ifadesine yer verilerek mükellefe iade
edecektir. Mükellefe iade edilen örnek, gelirin sahibi tarafından kesinti
yoluyla ödenen vergilerin mahsubu ve iadesinde, adına vergi kesintisi yapılan
mükelleften istenen belgelerin yerine kullanılacaktır.
Bankalarca, özel finans kurumlarınca veya aracı kurumlarca yapılan ödemelerden
kesilen vergilerle ilgili olarak, kesintiyi yapan kurum tarafından düzenlenmiş
ve vergi kesintisinin yapıldığını gösteren bir belgenin eklenmiş olması yeterli
olacaktır.
VII. Sonuç
Bu yazımızda serbest meslek erbaplarının yıllık kazanca dahil ettikleri
gelirleri üzerinden yıl içinde tevkif edilen vergilerin geçici vergi
dönemlerinde hesaplanan geçici vergiye mahsubu ile yıllık beyanname üzerinden
hesaplanan gelir vergisine mahsubunu, yıllık gelir vergisine
mahsubunu sonucu indirilemeyen vergilerin ise nakden veya mahsuben iadesi
uygulamasını açıkladık.
Sonuç olarak serbest meslek erbapları yıllık kazanca dahil ettikleri gelirleri
üzerinden yıl içinde tevkif edilen vergilerden yıllık gelir vergisine
mahsubundan sonra kalan tutarları,
i- Kendisine ait diğer vergi borçlarına,
ii- Ortağı bulundukları adi ortaklık veya kollektif şirketlerin müteselsilen
sorumlu oldukları vergi borçlarına,
iii- İleride doğacak kendi vergi borçlarına, teminatsız ve incelemesiz mahsuben
iade talep edebilecekleri gibi;
- 10.000 TL'ye kadar olan nakden iade talepleri inceleme raporu ve teminat
aranmaksızın,
- 10.000 TL'yi aşan nakden iade talepleri ise aşan kısmı için vergi inceleme
raporuna göre,
- 10.000 TL - 100.000 TL arası nakden iade talepleri mükellefle süresinde tam
tasdik sözleşmesi düzenlemiş yeminli mali müşavirce düzenlenecek tam tasdik
raporu uyarınca,
- 100.000 TL'yi aşan nakden iade talepleri ise vergi inceleme raporuna göre iade
edilecektir.
Öte yandan nakden iade edilebilir aşamaya gelmiş iade alacağının üçüncü
şahısların vergi borçlarına mahsubu da mümkün bulunmaktadır.
* Bu makale Mali Pusula Dergisi, Haziran Sayısında yayımlanmıştır.
Â
Â
Son Güncelleme (Cuma, 05 Mart 2010 08:23)





Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.