Vergi Usul Kanunu Tebligi(No:400)
Â
Â
|
1 Ekim 2010 CUMA |
Resmî Gazete |
Sayı : 27716 |
|
TEBLİĞ |
||
|
Maliye Bakanlığından: VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO:400) GiriÅŸ 23/7/2010 tarihli ve 6009 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde DeÄŸiÅŸiklik Yapılmasına Dair Kanunla1 213 sayılı Vergi Usul Kanununun bazı maddelerinde yapılan deÄŸiÅŸikliklerle ilgili olarak aÅŸağıdaki açıklamaların yapılmasına lüzum görülmüştür. 1. Kanunun 114 üncü Maddesinde Yapılan DeÄŸiÅŸiklik Vergi Usul Kanununun 114 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Åžu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna baÅŸvurulması zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren iÅŸlemeye devam eder.” hükmü, 6009 sayılı Kanunun 8 inci maddesi ile “Åžu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna baÅŸvurulması, zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden iÅŸlemeye devam eder. Ancak iÅŸlemeyen süre her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamaz.” ÅŸeklinde deÄŸiÅŸtirilmiÅŸtir. Bu deÄŸiÅŸikliÄŸe ilave olarak, 6009 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi ile Vergi Usul Kanununa, 1/1/2005 tarihinden önceki dönemlere iliÅŸkin olup, normal zamanaşımı süresinin sona ermesinden önce matrah takdiri için takdir komisyonuna sevk edilmiÅŸ bulunan vergilerle ilgili olarak Geçici 28 inci madde eklenmiÅŸtir. Bu çerçevede, 114 üncü madde hükmünün, 1/1/2005 tarihinden önceki ve sonraki dönemlere iliÅŸkin uygulaması birbirinden farklılık arz etmekte olup, konuya iliÅŸkin açıklamalar aÅŸağıda gösterilmiÅŸtir. 1.1. 1/1/2005 Tarihinden Sonraki Dönemlere İliÅŸkin Olarak Yapılan Takdire Sevk İşlemleri Söz konusu kanun deÄŸiÅŸikliÄŸinden evvel vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna baÅŸvurulması hâlinde ilgili dönem için zamanaşımı süresi durmakta ve duran zamanaşımı takdir komisyonu kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren yeniden iÅŸlemekte ve takdir komisyonunda geçen müddetin zamanaşımını durdurmasına yönelik bir süre sınırlaması bulunmamaktaydı. 6009 sayılı Kanunla maddede yapılan deÄŸiÅŸiklikle matrah takdiri için takdir komisyonuna baÅŸvurulmasının zamanaşımını durdurması keyfiyeti muhafaza edilmekle beraber, zamanaşımının durması bir yıllık süre ile sınırlandırılmaktadır. Bu itibarla, vergi dairesince bir vergilendirme dönemine iliÅŸkin matrahın takdir edilmesi için takdir komisyonuna baÅŸvurulması hâlinde, bu döneme iliÅŸkin zamanaşımı duracaktır. Duran zamanaşımı, takdir komisyonunca verilen kararın vergi dairesine, baÅŸvuru tarihinden itibaren; - 1 yıldan kısa bir süre içinde tevdi edilmesi halinde, tevdi edildiÄŸi tarihi takip eden günden itibaren, - 1 yıldan uzun bir süre sonra tevdi edilmesi halinde, tevdi edildiÄŸi tarihe bakılmaksızın, 1 yıllık sürenin dolduÄŸu günden itibaren iÅŸlemeye baÅŸlayacaktır.  Örnek 1 Mükellef, Temmuz 2007 dönemine iliÅŸkin katma deÄŸer vergisi beyannamesini vermemiÅŸtir. Vergi dairesince, 30/10/2009 tarihinde matrah takdiri için ilgili takdir komisyonuna baÅŸvurulmuÅŸ ve takdir komisyonu kararı vergi dairesine 16/05/2011 tarihinde tevdi edilmiÅŸtir. Temmuz 2007 dönemine ait zamanaşımı süresi normal ÅŸartlarda 31/12/2012 tarihinde sona ermektedir. Bu olayda takdir komisyonunda geçen süre 1 yıldan uzundur. Dolayısıyla, yeni hükümlere göre iÅŸlemeyen süre her hal ve takdirde 1 yıldan fazla olamayacağından, zamanaşımı süresi 31/12/2013 tarihinde sona erecektir.  Örnek 2 2006 takvim yılı gelir vergisi matrahının takdir edilmesi için 20/9/2011 tarihinde takdir komisyonuna baÅŸvurulmuÅŸ ve komisyon kararı 10/4/2012 tarihinde vergi dairesine tevdi edilmiÅŸtir. 2006 takvim yılına ait zamanaşımı süresi normal ÅŸartlarda 31/12/2011 tarihinde sona ermektedir. Bu olayda takdir komisyonuna sevk dolayısıyla iÅŸlemeyen sürenin, komisyon kararının vergi dairesine tevdi edildiÄŸi 10/4/2012 tarihine ilave edilmesiyle bulunan 22/7/2012 tarihinde zamanaşımı süresi sona erecektir. Örnek 3 2006 takvim yılı gelir vergisi matrahının takdir edilmesi için 30/9/2011 tarihinde takdir komisyonuna baÅŸvurulmuÅŸ ve takdir kararı 30/11/2012 tarihinde vergi dairesine tevdi edilmiÅŸtir. 2006 takvim yılına ait zamanaşımı süresi normal ÅŸartlarda 31/12/2011 tarihinde sona ermektedir. Bu olayda takdir komisyonunda geçen süre 1 yıl 2 aydır. Ancak yeni hükümlere göre iÅŸlemeyen süre her hâl ve takdirde 1 yıldan fazla olamayacağından, duran zamanaşımı 30/9/2012 tarihinde iÅŸlemeye baÅŸlayacak ve 31/12/2012 tarihinde zamanaşımı süresi sona erecektir. 1.2. 1/1/2005 Tarihinden Önceki Dönemlere İliÅŸkin Olarak Yapılan Takdire Sevk İşlemleri 6009 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle Vergi Usul Kanununa eklenen Geçici 28 nci maddede, “1/1/2005 tarihinden önceki dönemlere iliÅŸkin olarak, bu maddenin yürürlüğe girdiÄŸi tarihten önce matrah takdiri için takdir komisyonuna sevk edilmiÅŸ olup, komisyonca takdir edilen matrah üzerinden 31/12/2012 tarihine kadar tarh ve tebliÄŸ edilmeyen vergiler zamanaşımına uÄŸrar. Bu hüküm, 374 üncü maddede yer alan ceza kesmede zamanaşımı açısından da uygulanır.” hükmüne yer verilmiÅŸtir. Buna göre, 1/1/2005 tarihinden önceki dönemlerden, normal zamanaşımı süresinin sona ermesinden önce matrah takdiri için takdir komisyonuna sevk edilmiÅŸ olanların; takdirin karara baÄŸlanması, kararın vergi dairesine tevdii, takdir edilen matraha istinaden verginin tarh edilmesi ve tarhiyata iliÅŸkin ihbarnamenin mükellefe tebliÄŸ edilmesi iÅŸlemlerinin tümünün, 31/12/2012 tarihine kadar tamamlanmaması halinde söz konusu vergiler ve fer’ileri zamanaşımına uÄŸrayacaktır. Sözü edilen geçici madde hükmü, Vergi Usul Kanununun 374 üncü maddesinde düzenlenen ceza kesmede zamanaşımı için de uygulanacaktır. 1/1/2005 tarihinden önceki dönemlere iliÅŸkin olarak kesilmesi gereken cezaların kesilmesi ve buna dair ihbarnamelerin tebliÄŸi iÅŸlemlerinin 31/12/2012 tarihine kadar yapılması hâlinde bu dönemler için ceza kesmede zamanaşımı sona ermemiÅŸ olacaktır. Örnek 4 2004 takvim yılı gelir vergisi matrahının takdir edilmesi için 31/8/2009 tarihinde takdir komisyonuna baÅŸvurulmuÅŸ olup, Komisyon kararı 31/8/2011 tarihinde vergi dairesine tevdi edilmiÅŸtir. Buna göre, söz konusu döneme iliÅŸkin takdir edilen matraha istinaden verginin tarh edilmesi ve düzenlenen ihbarnamenin 31/12/2012 tarihinden evvel mükellefe tebliÄŸ edilmesi hâlinde anılan döneme ait vergi zamanaşımına uÄŸramamış olacaktır. 2. Kanunun 353 üncü Maddesinde Yapılan DeÄŸiÅŸiklik 6009 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin 8 numaralı bendinin sonuna “Ancak, bu bent uyarınca kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı bir takvim yılı içinde 114.000 TL’yi aÅŸamaz.” cümlesi eklenmek suretiyle belge basımı ile ilgili bildirim görevini tamamen veya kısmen yerine getirmeyen matbaa iÅŸletmecilerine söz konusu bent uyarınca kesilecek özel usulsüzlük cezalarının bir takvim yılında kesilebilecek tutarı için üst sınır belirlenmiÅŸtir. Bir takvim yılında kesilecek cezalara iliÅŸkin getirilen bu üst sınır, 2010 takvim yılı için de uygulanacaktır. Buna göre, 1/1/2010 – 1/8/2010 tarihleri arasında belge basımı ile ilgili bildirim görevini yerine getirmeyen matbaa iÅŸletmecileri adına kesilen özel usulsüzlük cezalarının toplamının 114.000 TL’yi aÅŸması halinde söz konusu cezalar; henüz kesinleÅŸmemiÅŸ ise düzeltme yapılarak 114.000 TL’yi aÅŸan cezalar terkin edilecek, kesinleÅŸmiÅŸ olması durumunda ise bunlar için herhangi bir düzeltme veya iade iÅŸlemi yapılmayacak ve kesilen cezaların takip ve tahsil iÅŸlemlerine devam edilecektir. 3. Kanunun Mükerrer 355 inci Maddesinde Yapılan DeÄŸiÅŸiklik 3.1. Elektronik Ortamda Verilmesi Gereken Beyannameler ile Bildirim veya Formlar Dolayısıyla Uygulanacak Özel Usulsüzlük Cezası 6009 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle Vergi Usul Kanununun Mükerrer 355 inci maddesinde yapılan deÄŸiÅŸiklikle, elektronik ortamda verilecek beyannamelerle düzeltme amacıyla verilen bildirim veya formların süresinden sonra verilmesi durumunda kesilecek özel usulsüzlük cezaları yeniden düzenlenmiÅŸtir. Yapılan bu düzenlemeye göre, - Elektronik ortamda verilme zorunluluÄŸu getirilen beyannamelerin kanunî süresinden sonra verilmesi nedeniyle kesilecek olan ve mükellefiyet durumuna göre Vergi Usul Kanununun Mükerrer 355 inci maddesinin birinci fıkrasının 1, 2 ve 3 numaralı bentlerinde sayılan özel usulsüzlük cezaları; beyannamenin elektronik ortamda kanunî sürenin sonundan baÅŸlayarak birinci 30 günlük süre içerisinde verilmesi halinde 1/10 oranında, bunu takip eden ikinci 30 günlük süre içerisinde verilmesi halinde ise 1/5 oranında uygulanacaktır. - Elektronik ortamda verilme zorunluluÄŸu getirilen bildirim veya formlara iliÅŸkin olarak düzeltme amacıyla verilen bildirim ve formların, elektronik ortamda kanunî sürenin sonundan baÅŸlayarak 10 gün içinde verilmesi halinde özel usulsüzlük cezası kesilmeyecek, takip eden 15 gün içinde verilmesi halinde ise kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezası 1/5 oranında uygulanacaktır. 3.2. Tahsilât ve Ödemelerini Banka, Benzeri Finans Kurumları veya Posta İdarelerince Düzenlenen Belgelerle Tevsik Etme ZorunluluÄŸuna Uymayan Mükelleflere İliÅŸkin Olarak Kesilecek Özel Usulsüzlük Cezası Vergi Usul Kanununun Mükerrer 355 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, tahsilât ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluÄŸuna uymayan mükelleflerden her birine, her bir iÅŸlem için uygulanan cezalardan az olmamak üzere, iÅŸleme konu tutarın % 5'i nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilmektedir. 6009 sayılı Kanunun 12 nci maddesi ile Vergi Usul Kanununun Mükerrer 355 inci maddesinin dördüncü fıkrasının sonuna “Ancak, bu fıkra uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 770.000 TL’yi geçemez.” cümlesi eklenmek suretiyle söz konusu tevsik zorunluluÄŸuna uymayan mükelleflere kesilecek özel usulsüzlük cezasının bir takvim yılında kesilebilecek tutarı için üst sınır belirlenmiÅŸtir. Bir takvim yılında kesilecek cezalara iliÅŸkin getirilen bu üst sınır 2010 takvim yılı için de uygulanacaktır. Buna göre, 1/1/2010 – 1/8/2010 tarihleri arasında tevsik zorunluluÄŸuna uymayan mükellefler adına kesilen özel usulsüzlük cezalarının toplamının 770.000 TL’yi aÅŸması halinde söz konusu cezalar; henüz kesinleÅŸmemiÅŸ ise düzeltme yapılarak 770.000 TL’yi aÅŸan cezalar terkin edilecek, kesinleÅŸmiÅŸ olması durumunda ise bunlar için herhangi bir düzeltme veya iade iÅŸlemi yapılmayacak ve kesilen cezaların takip ve tahsil iÅŸlemlerine devam edilecektir. 4. Kanunun 367 nci Maddesinde Yapılan DeÄŸiÅŸiklik 6009 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle Vergi Usul Kanununun 367 nci maddesinin birinci fıkrası, “Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların iÅŸlendiÄŸini tespit eden maliye müfettiÅŸleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından ilgili rapor deÄŸerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doÄŸrudan doÄŸruya ve vergi incelemesine yetkili olan diÄŸer memurlar tarafından ilgili rapor deÄŸerlendirme komisyonunun mütalaasıyla vergi dairesi baÅŸkanlığı veya defterdarlık tarafından keyfiyetin Cumhuriyet baÅŸsavcılığına bildirilmesi mecburidir.” ÅŸeklinde deÄŸiÅŸtirilmiÅŸtir. Maddenin yeni ÅŸekline göre, yapılan inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların iÅŸlendiÄŸinin tespiti hâlinde, maliye müfettiÅŸleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri ilgili rapor deÄŸerlendirme komisyonunun mütalaasını alarak doÄŸrudan doÄŸruya keyfiyeti Cumhuriyet baÅŸsavcılığına bildireceklerdir. Vergi incelemesine yetkili olan diÄŸer memurlar tarafından bir tespit yapılmış olması hâlinde ise vergi dairesi baÅŸkanlığı veya defterdarlık, ilgili rapor deÄŸerlendirme komisyonunun mütalaasını alarak, keyfiyeti Cumhuriyet baÅŸsavcılığına bildirecektir. 5. Kanunun 369 ncu Maddesinde Yapılan DeÄŸiÅŸiklik 6009 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle Vergi Usul Kanununun 369 uncu maddesi aÅŸağıdaki ÅŸekilde deÄŸiÅŸtirilmiÅŸtir. “Yetkili makamların mükellefin kendisine yazı ile yanlış izahat vermiÅŸ olmaları veya bir hükmün uygulanma tarzına iliÅŸkin bir içtihadın deÄŸiÅŸmiÅŸ olması halinde vergi cezası kesilmez ve gecikme faizi hesaplanmaz. Bir hükmün uygulanma tarzı hususunda yetkili makamların genel tebliÄŸ veya sirkülerde deÄŸiÅŸiklik yapmak suretiyle görüş ve kanaatini deÄŸiÅŸtirmesi halinde, oluÅŸan yeni görüş ve kanaate iliÅŸkin genel tebliÄŸ veya sirküler yayımlandığı tarihten itibaren geçerli olup, geriye dönük olarak uygulanamaz. Åžu kadar ki, bu hüküm yargı mercileri tarafından iptal edilen genel tebliÄŸ ve sirküler hakkında uygulanmaz.” Vergi Usul Kanununun 369 uncu maddesinin 6009 sayılı Kanunla deÄŸiÅŸtirilmeden evvelki hükmüne göre bir mükellefin kendisine yetkili makamların yazı ile yanlış izahat vermiÅŸ olmaları veya bir hükmün uygulanma tarzına iliÅŸkin bir içtihadın deÄŸiÅŸmiÅŸ olması halinde deÄŸiÅŸiklikten önceki izahata veya içtihada uygun hareket eden mükelleflere bu fiilleri cezayı gerektirse dahi vergi cezası kesilmemekteydi. Yapılan deÄŸiÅŸiklikle, maddenin birinci fıkrasında belirtilen hallerin mevcudiyeti halinde, vergi cezası kesilmemesine ilave olarak, 1/8/2010 tarihinden geçerli olmak üzere, gecikme faizi hesaplanmaması da hükme baÄŸlanmıştır. Buna göre, bir mükellef veya vergi sorumlusunun yetkili makamlarca kendisine yapılan izahata (verilen özelgeye) uygun hareket etmesi ve bilahare bu izahatın yanlış olduÄŸunun anlaşılması veya bir hükmün uygulanma tarzına iliÅŸkin bir içtihadın deÄŸiÅŸmiÅŸ olması halinde, mükellef veya vergi sorumlusu adına yapılacak tarhiyat dolayısıyla vergi ziyaı cezası kesilmeyecek ve gecikme faizi hesaplanmayacaktır. DiÄŸer taraftan yetkili makamların, vergilendirme ile ilgili bir konuda, genel tebliÄŸ veya sirkülerde deÄŸiÅŸiklik yapmak suretiyle görüş ve kanaatini deÄŸiÅŸtirmesi halinde, oluÅŸan yeni görüş ve kanaate iliÅŸkin genel tebliÄŸ veya sirküler, yayımlandığı tarihten itibaren geçerli olacak olup, geriye dönük olarak uygulanamayacaktır. Genel tebliÄŸ veya sirkülerin iptal davasına konu edilerek yargı mercilerince iptaline karar verilmesi durumunda, iptal kararının iÅŸlemin tesis edildiÄŸi tarihe kadar geriye yürütülmesi zorunlu olduÄŸundan, maddeyle getirilen yeni kural bu durumlar için uygulanmayacaktır. 6. Kanunun 413 üncü Maddesinde Yapılan DeÄŸiÅŸiklik Mükellefler ve vergi sorumluları, Vergi Usul Kanununun 413 üncü maddesinin 6009 sayılı Kanunla deÄŸiÅŸmeden önceki hükmüne istinaden, vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkında Maliye Bakanlığı veya yetkili kıldığı makamlardan yazı ile izahat isteyebilmekte, yetkili makamlar da bu talepleri özelge tayin etmek suretiyle cevaplandırmaktaydı. Bu hususa iliÅŸkin esasların bir kısmı 188 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel TebliÄŸinde2 belirlenmiÅŸti. 395 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel TebliÄŸi3 ile mükellef ve vergi sorumlularının izahat talebinde bulunmaları üzerine idarenin vereceÄŸi yazılı cevaplara (özelgelere) iliÅŸkin müracaatın nereye yapılacağı, yetkili makamın neresi olduÄŸu, özelge talebinin hangi konuları kapsadığı gibi hususlara açıklık getirilmiÅŸ ve 188 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel TebliÄŸinin özelgeye iliÅŸkin kısımları yürürlükten kaldırılmıştır. 6009 sayılı Kanunla, Vergi Usul Kanununun 413 üncü maddesi deÄŸiÅŸtirilmiÅŸ ve maddenin son fıkrasında, bu maddenin uygulanmasına iliÅŸkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirleneceÄŸi hükmüne yer verilmiÅŸtir. Bu hükme istinaden Maliye Bakanlığınca çıkarılan “Mükelleflerin İzahat Taleplerinin Cevaplandırılmasına Dair Yönetmelik” 28/8/2010 tarih ve 27686 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiÅŸtir. Buna göre, 413 üncü maddede yer alan mükelleflerin izahat taleplerine dair hükümlerin uygulanması, anılan Yönetmelik hükümlerine göre yapılacaktır. 7. Yürürlükten Kaldırılan TebliÄŸ 395 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel TebliÄŸi bu TebliÄŸ ile yürürlükten kaldırılmıştır. TebliÄŸ olunur.  ‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑‑ 1 1/8/2010 tarihli ve 27659 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. 2 20/12/1988 tarihli ve 20025 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. 3 16/1/2010 tarihli ve 27464 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. |
||
| İlişkili Diğer İçerikler: |
|---|
|




